Bilinçaltı, zihnimizin görünmeyen ama en etkili katmanıdır. Gün içinde farkında olmadan bastırdığımız duygular burada saklanır. Rüyalar, bu bastırılmış duyguların yüzeye çıkma biçimidir. Bu nedenle rüya görmek, zihinsel bir temizlik sürecidir.
Bu semboller, her bireyin içsel durumuna göre değişse de ortak bir anlam taşır: bilinçaltı, çözülmemiş duyguları hatırlatır.
Freud ve Jung, rüyaların bilinçaltının sesi olduğunu savunmuştur. Jung’a göre rüyalar, bireysel olduğu kadar kolektif bilinçaltının da yansımalarıdır. Bu yüzden rüyalar hem kişisel hem evrensel anlamlar taşır.
Rüyalar, bastırılmış duyguların aynasıdır. Onları anlamak, geçmişteki travmalarla barışmanın ve ruhsal dengeyi bulmanın yoludur. Bilinçaltı mesajlarını fark etmek, içsel özgürleşmenin ilk adımıdır.
Kaynak: ruyatabiriniz.net